Günümüzde çok karşılaştığımız sorunlardan biride kiracımızın kira borcunu ödememesidir. Bu aşamada da kiraya veren bir an önce kira ücretini alarak kiracıyı taşınmazdan tahliye etmeyi talep etmektedir.
Kiracı tarafından kira borcu süresi içerisinde ve tam olarak ödenmez ise kiralayan 4 şekilde kiracının taşınmazdan tahliyesini sağlayabilir ve borcunun tahsilini isteyebilir.

 

İlk olarak İcra İflas Kanun’un 269. maddesine göre kiracı aleyhine taşınmazın tahliyesi talebi ile birlikte icra takibi başlatabilir. Bu icra takip talebinde kiracıya ödenmeyen kira bedellerine ilişkin olarak bir ödeme emri hazırlanarak 30 gün içerisinde borcunu ödemesi ihtar edilir. Verilen yasal süre içerisinde kiracı borcunu ödemez veya ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde bu borca itiraz etmez ise; icra mahkemesinde kiralanan evin tahliyesi için tahliye davası açılır. İcra mahkemesince verilen tahliye kararı icra dairesi tarafından yerine getirilerek kiracının kiralanan taşınmazdan tahliyesi yapılır ve aynı zamanda icra takibinde haciz istenerek de kira bedellerinin tahsili de istenebilir. Uygulamada bu yönteme 7-30 adı verilmektedir. Genelde mahkemeler aksi bir durum yoksa ilk duruşmada tahliye kararına hükmederler. Bu süreç ortalama 3-4 ay gibi zaman zarfını kapsamaktadır.

Diğer bir yol ise; 6098 sayılı Borçlar Kanunu 315. maddesiyle düzenlenmiştir. Buna göre, kiracı kira bedelini ve yan giderlerini ödemez ise; noter aracılığıyla kiracıya ihtar çekilir. Kiracıya en az 30 gün süre (konut ve çatılı işyerleri için) verilerek söz konusu borçlarını ödemesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceği ihtar edilir. Kiracıya verilen bu süre içerisinde kiracı bu durumda da kira bedellerini ödemez ise tahliye talepli dava açılır. İcra mahkemesi tarafından verilen bu tahliye kararı icra daireleri tarafından yerine getirilir. Bu durum uygulamada en çok tercih edilen yöntemdir.

Bu konu ile ilgili olarak Borçlar Kanunu 362. maddesiyle yapılan bir düzenleme daha bulunmaktadır. Buna göre kiracı, kiralananın tesliminden sonra vadesi gelen kira bedelini veya yan giderleri ödemezse kiraya veren, kiracıya yazılı olarak en az altmış günlük bir ek süre verebilir. Bu verilmiş olan ek süre içinde kiracının kira bedellerini ödememesi durumunda sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Bu durumda da verilen bu ek süreye rağmen kiracı kira borcunu ödemez ise tahliye talepli dava açılır. Dava sonucunda verilen tahliye kararı icra dairesi vasıtasıyla sonuçlandırılır.

Son yöntem olarak; 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun' un 7/1-E maddesi ile getirilmiştir. Bu düzenlemeye göre; bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde bir kira dönemi içinde, bir yıldan uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir yıl içinde kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle kiracıya iki haklı ihtar tebliğ edilmişse; kira süresinin bitimini takip eden bir ay içinde ayrıca ihtara gerek kalmaksızın tahliye davası açılır. Dava sonucunda verilen tahliye kararı icra dairesi vasıtasıyla sonuçlandırılır.
Ayrıca günlük yaşamda en çok karşılaşılan sorun ise; kiracıların kira sözleşmeleri devam ederken kira borçlarını ödemeden bulundukları evden kaçma girişimleri sıklıkla görülmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ev sahibinin kiracının boşalttığı evde kira sözleşmesi devam ettiği için herhangi bir işlemde bulunamamasıdır. Bu halde ev sahipleri tebligat hukuku açısından büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Kiracının kiracı olarak oturduğu eve yapılan tebligat muhtarda kaydı bulunmaması sebebiyle geçerli olmamaktadır. Resmi kurumlardan alınan birimlere tebligat yapılması bu yönteme göre de yapılan tebligat geri dönüyorsa; Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebligat yapılması gerekmektedir. Bu süreç uzun bir zaman zarfını kapsadığından sözleşmenin noter aracılığıyla yapılmasını ev sahiplerinin lehine olacaktır. Noter aracılığıyla yapılan sözleşmelerde sözleşmedeki adres geçerli tebligat adresi olarak hukuken kabul edilmektedir.

Alıntıdır. Kaynak