THK Model Uçak Kursu

Web de sayfadan sayfaya linkten linke sörf yaparken kendimi Türk Hava Kurumu sitesinde (www.thk.org.tr) buldum. Siteyi keşfederken model uçak kısmı ilgimi çekti. Gereken şartları inceledim ve THK Lüleburgaz şubesinden Hasan Bey yardımıyla Model uçak serbest rehber öğretmen kursuna başvurumu yaptım. Aradan bir süre geçti ve THK tarafından telefonuma kabul edildiğim mesajı geldi. 10 temmuz - 15 temmuz 2017 tarihleri arasında Eskişehir iline bağlı İnönü ilçesi içinde bulunan THK Havacılık Eğitim Merkezinde Model Uçak Serbest Rehber Öğretmen Başlangıç kursu gördüm. Buradaki izlenimlerimden bahsetmek istiyorum. 9 temmuzda akşam üstü gibi kendi aracımla keyifli bir yolculuğun ardından İnönü ye ulaştım. Eğitim merkezini navigasyonla bulma konusunda şehir içindeki yol yapım çalışmalarınında etkisiyle hüsran yaşadım :) az daha C tepesi diye bahsi geçen yere gidiyordum. Navigasyonu kapatarak yolda gördüğüm birkaç kişiye yol sorarak eğitim merkezine ulaşmayı başardım.

Merkezde Hasan Bey Bizi karşıladı. Hasan bey yemekten ve odalardan sorumluydu. Bu işlemleri tamamladıktan ve giriş kaydını yaptıktan sonra çantamı bırakmak için odaya geçtim. Odalar 4 kişilikti.

Banyo ve WC vardı. Genel itibariyle temizdi. Çarşaflar ve yastık kılıfları yeni yıkanmış. Yatağımın çarşaflarını ve yastık kılıfını geçirdikten sonra bahçeye gittim. Bahçede Öğretmen lokali adında biryer var. Ama illa öğretmenler oturmuyor. içinde misafir odası koltukları ayarında ve rahatlığında koltuklar ve satranç takımları var. Dileyen herkes burada oturabiliyor. Hemen yanında yeterince dolulukta ve sizi olağanüstü bir durumda aç bırakmayacak kantin var. Müzikler müthiş :) Ayrıca unutmadan eğitim merkezinde sadece model uçak değil yelkenkanat, yamaç paraşütü, planör gibi eğitimlerde veriliyor. Oda arkadaşlarım olan öğretmen arkadaşlarla tanıştık. Afyon Sandıklıdan Matematik Öğretmeni Hüseyin Hoca, Gaziantepten Fen ve Teknoloji Öğretmeni Emre Hoca ve İstanbuldan Güverte Öğretmeni Çağatay Hoca. Kurs boyunca keyifli vakit geçirmemi sağlayan 3 kişi :) Pazartesi sabahı, öncesinde kurs hakkında araştırma yaparken T. ismiyle yazılmış hakkında tonla olumsuzluk olan hocayla tanışmaya gelmişti. Allah ım internette neler neler yazılmıştı. Sabah 7 buçukta kahvaltının ardından kantinde çay içerek güne başlıyoruz. 8 de eğitim merkezine servis gelmesiyle kurs öğretmenlerimiz geldi. Model uçak kursiyerlerine yapılan anons ile öğretmen gazinosunda toplandık. Acımasız internette(!) okuduklarımla ön yargı oluşturduğum hocamız Tuba Hanımla tanıştık. Kursiyerlerin evrakların kontrolünü yaptı. Anlamadığım nokta şu ki öğretmen olmuş (kursiyerlerden bahsediyorum) insan yetiştiren insanlar mail adreslerine gönderilen davetiyedeki istenilen evraklar ve fotoğrafları getirmeyi unutmuşlar. Gerçekten buna bir anlam vermekte zorlanıyorum. Sorumsuzluğun saçmalığın daniskası. Herneyse Tuba Hoca bu konuda biraz sertti. İlk gün ilk dakikadan herkese ayar verdi. Ardından diğer kurs öğretmenimiz Fatih beylede tanıştık ve kurs göreceğimiz model uçak dershanesinde masalarımıza yerleştik. Tüm arkadaşlar masalara yerleşti. Masalarımız üzerinde model planlarımız ve kullanacağımız alet edevat mevcuttu. Kurs hocalarımız önceden halletmişler.

 

Ardından parçalar geldi ve yapıma başladık. Hocalarımız bizi iki gruba ayırdı. bizler Fatih hocanın grubundaydık. Fakat her eğitmen ve kursiyer ayrıca masadaki herkes birbirinde bilgisi dahilinde yardımlaşıyordu. Yine internetten okuduklarımızın burada ne kadar yalan olduğu tek tek ortaya çıkıyordu. İşte hocalar tersliyor, işte parçalar eksik kalıyor, işte yetiştirilemiyor gibi cümlelerin tamamının kocaman bir yalan olduğunu anladık. Hocalarımız adeta üstümüze titriyordu. Sen benim grubumda değilsin vs gibi nedenlerle geri de çevrilmedik. Hocalarımız ne sorarsak grup ayrımı yapmadan cevap vermeye çalıştılar. Mesela Emre Hocamın parçaları lazerle iyi kesilmemişti ve çıkartırken maket bıçağı kullanmasına rağmen çoğu kırıldı. Tuba hoca hemen yenisini verdi. Bu şekilde 6 gün sonunda 2 adet model uçak yaptık, çok şey öğrendik ve çok eğlendik.

 Buradan ayrılırken hayatıma model uçak yapmayı öğrenmenin yanında, güzel ülkemin değişik şehirlerinden 30 arkadaş ve 2 güzel, yetenekli model uçak eğitmeni (Tuba ve Fatih) kazandırdım.

 

 

ALES Konuları 2016-2017

ALES konuları genel olarak bilgi ağırlıklı olmayan mantıksal düşünme yoluyla çözüme ulaştırmayı amaçlayan sorular içerir, fakat gerek sözel gerek sayısal temel konulara hakim olmak gerekmektedir. Aşağıda ALES sayısal ve sözel konu dağılımları ve kapsamına yer verilmiştir.


ALES  Konu Dağılımı – Sözel

Türkçe ALES konuları ve açıklamaları şu şekildedir :

1. Sözcükte Anlam : Kelimelerin tek başına bir anlamı olsa da cümle içinde farklı anlamlar kazanabilirler(somut, soyut, karşıt vs.).

2. Cümlede Anlam : Cümlenin ifade ettiği anlamın genel bir tanımı bulunmaktadır(öznel, nesnel, karşıt, beğenme vs.)

3. Anlatım Biçimleri : Cümlelerde belirli bir anlatım biçimi kullanılır(betimleyici, tartışma gibi.).

4. Paragraf : Paragrafta yer alan cümleler kendi başlarına bir anlam ifade ederken, genel olarak paragraftaki ana düşünceye de bağlıdır.

5. Anlatım Bozuklukları : Cümlede yapı, anlam ve mantık bakımından yapılan hatalardır.

6. Sözel Mantık : Verilen verilerden yola çıkılarak mantık yürütülerek verilmeyenlere, bilinmeyenlere ulaşıldığı soru tipleridir.


ALES Konuları – Sayısal

ALES Matematik konu dağılımı şu şekildedir :

1. Temel Kavramlar : Sayı, rakam, doğal sayı, reel sayı vs. şeklinde temel kavramları içeren sorulardır.

2. Çözümleme : Sayının rakamlarının basamak değerlerinin toplamı şeklinde yazılmasıdır.

3. Bölme ve Bölünebilme : Bir sayının belirli sayılara belirli kurallar çerçevesinde bölünmesidir.

4. Asal Çarpanlar, Ebob-Ekok : İki veya daha fazla sayının ek küçük ortak katının veya en büyük ortak böleninin bulunmasıdır.

5. Rasyonel Sayılar : Pay ve payda olarak yazılabilen sayılara denir.

6. Sıralama, Basit Eşitsizlikler, Mutlak Değer : Sayıların sıralanması, eşitsizlik durumları ve mutlak(işaretsiz) değerlerini içeren sorulardır.

7. Özdeşlikler ve Çarpanlara Ayırma : Bilinmeyenin her değeri için doğru olan yani çözüm kümesi Gerçek Sayılar olan açık eşitliklere özdeşlik denir. Çarpanlara ayırma, bir polinomun, tam sayının ya da matrisin kendisini oluşturan bileşenlerin çarpımı şeklinde yazılmasıdır.

8. Üslü Sayılar : Bir sayının kendisi ile çarpımlarının kısa şekilde gösterilmesidir

9. Köklü Sayılar : Üssü reel olan herhangi bir sayının kök içine alınarak gösterilmesine denir.

10. Denklemler : İki niceliğin eşitliğini gösteren bağıntıdır.

11. Oran-Orantı : Matematikte İki çokluğun birbirleri ile ilişkili olarak değişme miktarının bölme yoluyla ölçülmesine oran denir, iki değişken arasında sabit bir çarpan olması haline orantı denilir.

12. Sayı ve Kesir Problemleri : Soruda verilen bilgilerin matematiksel sembollere dönüştürülerek çözülmesidir.

13. Yaş Problemleri : Kişilerin yaşları hakkında verilen bilgilerin matematiksel işlemlere dönüştürülemesidir.

14. İşçi ve Havuz Problemleri : İşçi ve havuz problemleri oluşturularak verilen bilgilerin matematiksel işlemlere dönüştürülemesidir.

15. Hareket Problemleri : Bir yerden bir yere hareket şeklinde verilen bilgilerin matematiksel işlemlere dönüştürülemesidir.

16. Yüzde, Kar-Zarar ve Faiz Problemleri : Yüzde, kar-zarar ve faiz hakkında verilen bilgilerin matematiksel işlemlere dönüştürülemesidir.

17. Karışım Problemleri : Birden fazla verilenin birleştirildiği, verilen bilgilerin matematiksel işlemlere dönüştürülemesidir.

18. Kümeler : Verilerin kümeleştirilme işlemidir.

19. İşlem : Dört temel işlemin dışında belirli semboller kullanılarak işlem mantığı oluşturulmasıdır.

20. Saymanın Temel İlkesi ve Olasılık : Bir olayın gerçekleşmesi için kaç farklı yol olabildiğinin sayılmasıdır. Olasılık bir olayın gerçekleşme olasılığının hesaplanmasıdır.

21. Sayısal Mantık : Verilen grafikteki veya tablodaki verilerin okunarak veya yorumlanması; belirli şekillerin ya da sayı dizilerinin mantıksal muhakeme yoluyla çözüme ulaştırılması

ALES geometri konu dağılımları şu şekildedir:

1. Doğruda Açılar : Doğrularda birbirini kesen iki yüzey ya da aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim; derece ile ölçülür.

2. Üçgende Açılar : Üçgende birbirini kesen iki yüzey ya da aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim; derece ile ölçülür.

3. Üçgende Uzunluk ve Alan : Üçgenin kenarlarının uzunluğu ve alanının hesaplanması işlemleri.

4. Üçgende Açıortay, Kenarortay ve Benzerlik : Bir açıyı iki eş açıya bölen doğru veya doğru parçasına açıortay denir. Bir üçgende bir köşeden karşısındaki kenara uzatılan doğru bu kenarı iki eş parçaya bölüyorsa buna kenarortay denir.

5. Dörtgenler : Dörtgen şekillerle yapılan işlemlerdir.

6. Çember ve Daire : Çember ve daire şekilleri ile yapılan işlemlerdir.

7. Analitik Geometri : Bir tür koordinat işlemleri.

8. Katı Cisimler : Silindir, piramitler, koniler, küre, prizmalar gibi cisimlerle yapılan işlemlerdir.

Size bir fırsat verilse, uçmak mı isterdiniz yoksa insanların zihnini okumak mı?

En azından benim gözlemlediğim kadarıyla bu soruya yaklaşık %75 “zihin okuma” olarak cevap verdi. Bundan sonraki sorum ise:

“Zihin okuyup ne yapmayı düşünüyosunuz? Hayatınızda ne daha iyi olacak?” oluyor. Bu sorununda genellikle cevabı: “İnsanların benim hakkımda ne düşündüğünü bilirsem ona göre davranırım” ya da “karşı cinsi çok daha kolay etkilerim” şeklinde oluyor.

İkisininde gerçekleşmesi durumunda herkes şu an olduğundan daha mutlu olacağını savundu. Buradaki sorgulamayı size bırakıyorum ve yönlendirme yapmak istemiyorum

Zihin kontrolünü ya da zihin okumayı bu kadar merak etmemiz yüzyıllardır bir çok düşünür ve bilim adamınında ilgisini çekmiş. Yakın tarihte bu alandaki en önemli çalışmalarından bir tanesi bence Robert Cialdini tarafından yapılmış. Cialdini “İknanın Yöntemleri” kitabında oldukça basit bir o kadar da işe yarayan yöntemlerden bahsediyor. Bunları okudukça aslında çoğumuzun bunu bilinçli ya da bilinçsiz olarak uyguladığını da fark edeceksiniz. İşte onlardan bazıları:

1) Karşılık verme(Tekabül): İnsanlara herhangi bir karşılık beklemeden bir hediye vermek ya da yardım etmek anlamına gelir. Dünyada hemen hemen bütün toplumlarda beynimize gizlice işlenmiş bir kod vardır: “bir şey alıyorsan karşlığını vermelisin”. Bu tekniği sokak satılcıları çok kullanılar. Mutlaka “abi çiçekler benden olsun” sözünü duymuşsunuzdur. Eğer çiçekleri alırsanız kendinizi ödeme yapmak zorunda hissederseniz hatta bu söz üzerine belki de daha çok ödeme bile yapabilirsiniz. Bağış isteyen kurumlarda aynı tekniği kullanırlar. Size verilmiş ufak bir hediye karşılığında bağış yapma olasılığınız artacaktır. Kültürümüzde “tok satıcı” olarak bilinen bir çok insanın daha çok satış yapmasınında sebebi bu olabilir. Bu tekniği çok bahşiş toplamak isteyen garsonlar ve hizmet sektöründe çalışanlarda kullanabilir. Eğer hesapla birlikte ufak bir hediye ya da müşterinin ismi yazılı bir kağıt götürülürse bahşişlerin çok daha fazla arttığı bir çok çalışmada görülmüştür.

2) Taahhüt ve Tutarlılık: Yine belki de farkında olmadan etkilendiğimiz ya da kullandığımız zihin kontrol yöntemlerinden bir tanesi taahhüt edilen bir şeyi devam ettirme isteğidir. Birinden ufacıkta olsa bir şey istediğinizde ve yaptığında daha fazlasını isteyebilirsiniz. O kişi tutarlığını devam ettirmek için istediklerinizi büyük ihtimal ile yapmaya devam edecektir. Örnek vermek gerekirse bir restorant rezervasyon yapan müşterilerin aramamasından ve gelmemesinden şikayet ediyordu. Kısa bir araştırmadan sonra telefon açıldığında rezervasyonu yapan bayanın şu cümlesi:”Eğer değişiklik olursa lütfen arayınız” yerine “Planlarınızda bir değişiklik olursa arayacak mısınız?” şeklinde değiştirilince cevap gelmeyen rezervasyon oranı %30′dan %10′a düşmüş. İkinci sorudan sonra verilen taahhütün tutarlılığını sorguladığınıza dikkat edin.

3) Sosyal İspat: Kısaca sosyal ispat, bir şeyi başkaları yapıyor diye yapmak anlamına gelir. Bunun üzerinde onlarca deney yapılmış. Bunlardan en çok bilineni bir kişinin sokakta bir anda yukarı merakla bakması sizin dikkatinizi cezbedip aynı şeyi yapmanızı sağlamazken, 10 kişinin aynı anda bir yere bakıyor olması sizinde aynı hareketi yapma olasılığınızı arttıracaktır. Yani “kabul edilebilir davranış” herkesin yaptığı davranış oluyor. Bu durumda zihinleri kontrol etmek isteyen biri çoğunluğun aynı hareketi yapmasını sağlarsa diğer kişileri de etkileyebilir. Kalabalık olan mekanlara hizmeti çok iyi olmasada gitme istediğimiz en önemli sebeplerinden bir tanesi bu olabilir.

4) Arkadaşının yaptığı iyidir: Bu eğilim arkadaşlarınızın katıldığı yerlere ya da organizasyonlara sizinde katılma eğiliminizdir. ÖZellikle fiziksel olarak çekici olan insanların yaptığı şeyleri bir çok kişi yapmak ister. Bu yüzden bazı kurumlar ilk olarak onları hedefleyerek diğerlerinin harekete geçmesini sağlarlar. Reklamlarda çekici ve ünlü insanların kullanılmasının sebebi de bu olabilir.

5) Otorite Kabulu: Özellikle Türk kültüründe otorite kabul edilen birinin söyledikleri mantıksız bile olsa dinlenir. Tanımadığınız bir iş adamının yanına giderken sizin neleri bildiğiniz çok önemlidir. Hakkında fazla bilginiz yoksa belki dediklerini çok ciddiye almayabilirsiniz. Ancak size daha önceden arkadaşlarınız, medya ya da güvendiğiniz birileri onun hakkında “otorite” olduğun dair bilgi vermişse onun dediklerini dinleme olasılığınız çok daha yüksek olur. Bu yüzden kişilerin konumları ve konumun ne anlama geldiği insanlara çok şey ifade edebilir, doktor, avukat, öğretim üyesi, mühendis gibi.

6) Kıtlık Yaratma: Her hangi bir fırsat ya da ürün ne kadar az bulunabilir olursa o kadar arzulanır olmaktadır. Bu en temel ekonomik kuraldır ve ilişkiler dahil hemen hemen her yerde işlemektedir. Pazarlamacıların kampanyalarında “sınırlı zaman” ya da “stoklarla sınırlıdır” ifadesini kullanmasının en büyük sebeplerinden bir tanesi bu olabilir.


ALINTIDIR. http://taylandemirkaya.net/insan-zihnini-kontrol-etmenin-yollari/

Size bir fırsat verilse, uçmak mı isterdiniz yoksa insanların zihnini okumak mı?

En azından benim gözlemlediğim kadarıyla bu soruya yaklaşık %75 “zihin okuma” olarak cevap verdi. Bundan sonraki sorum ise:

“Zihin okuyup ne yapmayı düşünüyosunuz? Hayatınızda ne daha iyi olacak?” oluyor. Bu sorununda genellikle cevabı: “İnsanların benim hakkımda ne düşündüğünü bilirsem ona göre davranırım” ya da “karşı cinsi çok daha kolay etkilerim” şeklinde oluyor.

İkisininde gerçekleşmesi durumunda herkes şu an olduğundan daha mutlu olacağını savundu. Buradaki sorgulamayı size bırakıyorum ve yönlendirme yapmak istemiyorum

Zihin kontrolünü ya da zihin okumayı bu kadar merak etmemiz yüzyıllardır bir çok düşünür ve bilim adamınında ilgisini çekmiş. Yakın tarihte bu alandaki en önemli çalışmalarından bir tanesi bence Robert Cialdini tarafından yapılmış. Cialdini “İknanın Yöntemleri” kitabında oldukça basit bir o kadar da işe yarayan yöntemlerden bahsediyor. Bunları okudukça aslında çoğumuzun bunu bilinçli ya da bilinçsiz olarak uyguladığını da fark edeceksiniz. İşte onlardan bazıları:

1) Karşılık verme(Tekabül): İnsanlara herhangi bir karşılık beklemeden bir hediye vermek ya da yardım etmek anlamına gelir. Dünyada hemen hemen bütün toplumlarda beynimize gizlice işlenmiş bir kod vardır: “bir şey alıyorsan karşlığını vermelisin”. Bu tekniği sokak satılcıları çok kullanılar. Mutlaka “abi çiçekler benden olsun” sözünü duymuşsunuzdur. Eğer çiçekleri alırsanız kendinizi ödeme yapmak zorunda hissederseniz hatta bu söz üzerine belki de daha çok ödeme bile yapabilirsiniz. Bağış isteyen kurumlarda aynı tekniği kullanırlar. Size verilmiş ufak bir hediye karşılığında bağış yapma olasılığınız artacaktır. Kültürümüzde “tok satıcı” olarak bilinen bir çok insanın daha çok satış yapmasınında sebebi bu olabilir. Bu tekniği çok bahşiş toplamak isteyen garsonlar ve hizmet sektöründe çalışanlarda kullanabilir. Eğer hesapla birlikte ufak bir hediye ya da müşterinin ismi yazılı bir kağıt götürülürse bahşişlerin çok daha fazla arttığı bir çok çalışmada görülmüştür.

menthol cigarettes
2) Taahhüt ve Tutarlılık: Yine belki de farkında olmadan etkilendiğimiz ya da kullandığımız zihin kontrol yöntemlerinden bir tanesi taahhüt edilen bir şeyi devam ettirme isteğidir. Birinden ufacıkta olsa bir şey istediğinizde ve yaptığında daha fazlasını isteyebilirsiniz. O kişi tutarlığını devam ettirmek için istediklerinizi büyük ihtimal ile yapmaya devam edecektir. Örnek vermek gerekirse bir restorant rezervasyon yapan müşterilerin aramamasından ve gelmemesinden şikayet ediyordu. Kısa bir araştırmadan sonra telefon açıldığında rezervasyonu yapan bayanın şu cümlesi:”Eğer değişiklik olursa lütfen arayınız” yerine “Planlarınızda bir değişiklik olursa arayacak mısınız?” şeklinde değiştirilince cevap gelmeyen rezervasyon oranı %30′dan %10′a düşmüş. İkinci sorudan sonra verilen taahhütün tutarlılığını sorguladığınıza dikkat edin.

3) Sosyal İspat: Kısaca sosyal ispat, bir şeyi başkaları yapıyor diye yapmak anlamına gelir. Bunun üzerinde onlarca deney yapılmış. Bunlardan en çok bilineni bir kişinin sokakta bir anda yukarı merakla bakması sizin dikkatinizi cezbedip aynı şeyi yapmanızı sağlamazken, 10 kişinin aynı anda bir yere bakıyor olması sizinde aynı hareketi yapma olasılığınızı arttıracaktır. Yani “kabul edilebilir davranış” herkesin yaptığı davranış oluyor. Bu durumda zihinleri kontrol etmek isteyen biri çoğunluğun aynı hareketi yapmasını sağlarsa diğer kişileri de etkileyebilir. Kalabalık olan mekanlara hizmeti çok iyi olmasada gitme istediğimiz en önemli sebeplerinden bir tanesi bu olabilir.

4) Arkadaşının yaptığı iyidir: Bu eğilim arkadaşlarınızın katıldığı yerlere ya da organizasyonlara sizinde katılma eğiliminizdir. ÖZellikle fiziksel olarak çekici olan insanların yaptığı şeyleri bir çok kişi yapmak ister. Bu yüzden bazı kurumlar ilk olarak onları hedefleyerek diğerlerinin harekete geçmesini sağlarlar. Reklamlarda çekici ve ünlü insanların kullanılmasının sebebi de bu olabilir.

5) Otorite Kabulu: Özellikle Türk kültüründe otorite kabul edilen birinin söyledikleri mantıksız bile olsa dinlenir. Tanımadığınız bir iş adamının yanına giderken sizin neleri bildiğiniz çok önemlidir. Hakkında fazla bilginiz yoksa belki dediklerini çok ciddiye almayabilirsiniz. Ancak size daha önceden arkadaşlarınız, medya ya da güvendiğiniz birileri onun hakkında “otorite” olduğun dair bilgi vermişse onun dediklerini dinleme olasılığınız çok daha yüksek olur. Bu yüzden kişilerin konumları ve konumun ne anlama geldiği insanlara çok şey ifade edebilir, doktor, avukat, öğretim üyesi, mühendis gibi.

6) Kıtlık Yaratma: Her hangi bir fırsat ya da ürün ne kadar az bulunabilir olursa o kadar arzulanır olmaktadır. Bu en temel ekonomik kuraldır ve ilişkiler dahil hemen hemen her yerde işlemektedir. Pazarlamacıların kampanyalarında “sınırlı zaman” ya da “stoklarla sınırlıdır” ifadesini kullanmasının en büyük sebeplerinden bir tanesi bu olabilir.

- See more at: http://taylandemirkaya.net/insan-zihnini-kontrol-etmenin-yollari/#sthash.aO9O1lTb.dpuf

Size bir fırsat verilse, uçmak mı isterdiniz yoksa insanların zihnini okumak mı?

En azından benim gözlemlediğim kadarıyla bu soruya yaklaşık %75 “zihin okuma” olarak cevap verdi. Bundan sonraki sorum ise:

“Zihin okuyup ne yapmayı düşünüyosunuz? Hayatınızda ne daha iyi olacak?” oluyor. Bu sorununda genellikle cevabı: “İnsanların benim hakkımda ne düşündüğünü bilirsem ona göre davranırım” ya da “karşı cinsi çok daha kolay etkilerim” şeklinde oluyor.

İkisininde gerçekleşmesi durumunda herkes şu an olduğundan daha mutlu olacağını savundu. Buradaki sorgulamayı size bırakıyorum ve yönlendirme yapmak istemiyorum

Zihin kontrolünü ya da zihin okumayı bu kadar merak etmemiz yüzyıllardır bir çok düşünür ve bilim adamınında ilgisini çekmiş. Yakın tarihte bu alandaki en önemli çalışmalarından bir tanesi bence Robert Cialdini tarafından yapılmış. Cialdini “İknanın Yöntemleri” kitabında oldukça basit bir o kadar da işe yarayan yöntemlerden bahsediyor. Bunları okudukça aslında çoğumuzun bunu bilinçli ya da bilinçsiz olarak uyguladığını da fark edeceksiniz. İşte onlardan bazıları:

1) Karşılık verme(Tekabül): İnsanlara herhangi bir karşılık beklemeden bir hediye vermek ya da yardım etmek anlamına gelir. Dünyada hemen hemen bütün toplumlarda beynimize gizlice işlenmiş bir kod vardır: “bir şey alıyorsan karşlığını vermelisin”. Bu tekniği sokak satılcıları çok kullanılar. Mutlaka “abi çiçekler benden olsun” sözünü duymuşsunuzdur. Eğer çiçekleri alırsanız kendinizi ödeme yapmak zorunda hissederseniz hatta bu söz üzerine belki de daha çok ödeme bile yapabilirsiniz. Bağış isteyen kurumlarda aynı tekniği kullanırlar. Size verilmiş ufak bir hediye karşılığında bağış yapma olasılığınız artacaktır. Kültürümüzde “tok satıcı” olarak bilinen bir çok insanın daha çok satış yapmasınında sebebi bu olabilir. Bu tekniği çok bahşiş toplamak isteyen garsonlar ve hizmet sektöründe çalışanlarda kullanabilir. Eğer hesapla birlikte ufak bir hediye ya da müşterinin ismi yazılı bir kağıt götürülürse bahşişlerin çok daha fazla arttığı bir çok çalışmada görülmüştür.

menthol cigarettes
2) Taahhüt ve Tutarlılık: Yine belki de farkında olmadan etkilendiğimiz ya da kullandığımız zihin kontrol yöntemlerinden bir tanesi taahhüt edilen bir şeyi devam ettirme isteğidir. Birinden ufacıkta olsa bir şey istediğinizde ve yaptığında daha fazlasını isteyebilirsiniz. O kişi tutarlığını devam ettirmek için istediklerinizi büyük ihtimal ile yapmaya devam edecektir. Örnek vermek gerekirse bir restorant rezervasyon yapan müşterilerin aramamasından ve gelmemesinden şikayet ediyordu. Kısa bir araştırmadan sonra telefon açıldığında rezervasyonu yapan bayanın şu cümlesi:”Eğer değişiklik olursa lütfen arayınız” yerine “Planlarınızda bir değişiklik olursa arayacak mısınız?” şeklinde değiştirilince cevap gelmeyen rezervasyon oranı %30′dan %10′a düşmüş. İkinci sorudan sonra verilen taahhütün tutarlılığını sorguladığınıza dikkat edin.

3) Sosyal İspat: Kısaca sosyal ispat, bir şeyi başkaları yapıyor diye yapmak anlamına gelir. Bunun üzerinde onlarca deney yapılmış. Bunlardan en çok bilineni bir kişinin sokakta bir anda yukarı merakla bakması sizin dikkatinizi cezbedip aynı şeyi yapmanızı sağlamazken, 10 kişinin aynı anda bir yere bakıyor olması sizinde aynı hareketi yapma olasılığınızı arttıracaktır. Yani “kabul edilebilir davranış” herkesin yaptığı davranış oluyor. Bu durumda zihinleri kontrol etmek isteyen biri çoğunluğun aynı hareketi yapmasını sağlarsa diğer kişileri de etkileyebilir. Kalabalık olan mekanlara hizmeti çok iyi olmasada gitme istediğimiz en önemli sebeplerinden bir tanesi bu olabilir.

4) Arkadaşının yaptığı iyidir: Bu eğilim arkadaşlarınızın katıldığı yerlere ya da organizasyonlara sizinde katılma eğiliminizdir. ÖZellikle fiziksel olarak çekici olan insanların yaptığı şeyleri bir çok kişi yapmak ister. Bu yüzden bazı kurumlar ilk olarak onları hedefleyerek diğerlerinin harekete geçmesini sağlarlar. Reklamlarda çekici ve ünlü insanların kullanılmasının sebebi de bu olabilir.

5) Otorite Kabulu: Özellikle Türk kültüründe otorite kabul edilen birinin söyledikleri mantıksız bile olsa dinlenir. Tanımadığınız bir iş adamının yanına giderken sizin neleri bildiğiniz çok önemlidir. Hakkında fazla bilginiz yoksa belki dediklerini çok ciddiye almayabilirsiniz. Ancak size daha önceden arkadaşlarınız, medya ya da güvendiğiniz birileri onun hakkında “otorite” olduğun dair bilgi vermişse onun dediklerini dinleme olasılığınız çok daha yüksek olur. Bu yüzden kişilerin konumları ve konumun ne anlama geldiği insanlara çok şey ifade edebilir, doktor, avukat, öğretim üyesi, mühendis gibi.

6) Kıtlık Yaratma: Her hangi bir fırsat ya da ürün ne kadar az bulunabilir olursa o kadar arzulanır olmaktadır. Bu en temel ekonomik kuraldır ve ilişkiler dahil hemen hemen her yerde işlemektedir. Pazarlamacıların kampanyalarında “sınırlı zaman” ya da “stoklarla sınırlıdır” ifadesini kullanmasının en büyük sebeplerinden bir tanesi bu olabilir.

- See more at: http://taylandemirkaya.net/insan-zihnini-kontrol-etmenin-yollari/#sthash.aO9O1lTb.dpuf

Size bir fırsat verilse, uçmak mı isterdiniz yoksa insanların zihnini okumak mı?

En azından benim gözlemlediğim kadarıyla bu soruya yaklaşık %75 “zihin okuma” olarak cevap verdi. Bundan sonraki sorum ise:

“Zihin okuyup ne yapmayı düşünüyosunuz? Hayatınızda ne daha iyi olacak?” oluyor. Bu sorununda genellikle cevabı: “İnsanların benim hakkımda ne düşündüğünü bilirsem ona göre davranırım” ya da “karşı cinsi çok daha kolay etkilerim” şeklinde oluyor.

İkisininde gerçekleşmesi durumunda herkes şu an olduğundan daha mutlu olacağını savundu. Buradaki sorgulamayı size bırakıyorum ve yönlendirme yapmak istemiyorum

Zihin kontrolünü ya da zihin okumayı bu kadar merak etmemiz yüzyıllardır bir çok düşünür ve bilim adamınında ilgisini çekmiş. Yakın tarihte bu alandaki en önemli çalışmalarından bir tanesi bence Robert Cialdini tarafından yapılmış. Cialdini “İknanın Yöntemleri” kitabında oldukça basit bir o kadar da işe yarayan yöntemlerden bahsediyor. Bunları okudukça aslında çoğumuzun bunu bilinçli ya da bilinçsiz olarak uyguladığını da fark edeceksiniz. İşte onlardan bazıları:

1) Karşılık verme(Tekabül): İnsanlara herhangi bir karşılık beklemeden bir hediye vermek ya da yardım etmek anlamına gelir. Dünyada hemen hemen bütün toplumlarda beynimize gizlice işlenmiş bir kod vardır: “bir şey alıyorsan karşlığını vermelisin”. Bu tekniği sokak satılcıları çok kullanılar. Mutlaka “abi çiçekler benden olsun” sözünü duymuşsunuzdur. Eğer çiçekleri alırsanız kendinizi ödeme yapmak zorunda hissederseniz hatta bu söz üzerine belki de daha çok ödeme bile yapabilirsiniz. Bağış isteyen kurumlarda aynı tekniği kullanırlar. Size verilmiş ufak bir hediye karşılığında bağış yapma olasılığınız artacaktır. Kültürümüzde “tok satıcı” olarak bilinen bir çok insanın daha çok satış yapmasınında sebebi bu olabilir. Bu tekniği çok bahşiş toplamak isteyen garsonlar ve hizmet sektöründe çalışanlarda kullanabilir. Eğer hesapla birlikte ufak bir hediye ya da müşterinin ismi yazılı bir kağıt götürülürse bahşişlerin çok daha fazla arttığı bir çok çalışmada görülmüştür.

menthol cigarettes
2) Taahhüt ve Tutarlılık: Yine belki de farkında olmadan etkilendiğimiz ya da kullandığımız zihin kontrol yöntemlerinden bir tanesi taahhüt edilen bir şeyi devam ettirme isteğidir. Birinden ufacıkta olsa bir şey istediğinizde ve yaptığında daha fazlasını isteyebilirsiniz. O kişi tutarlığını devam ettirmek için istediklerinizi büyük ihtimal ile yapmaya devam edecektir. Örnek vermek gerekirse bir restorant rezervasyon yapan müşterilerin aramamasından ve gelmemesinden şikayet ediyordu. Kısa bir araştırmadan sonra telefon açıldığında rezervasyonu yapan bayanın şu cümlesi:”Eğer değişiklik olursa lütfen arayınız” yerine “Planlarınızda bir değişiklik olursa arayacak mısınız?” şeklinde değiştirilince cevap gelmeyen rezervasyon oranı %30′dan %10′a düşmüş. İkinci sorudan sonra verilen taahhütün tutarlılığını sorguladığınıza dikkat edin.

3) Sosyal İspat: Kısaca sosyal ispat, bir şeyi başkaları yapıyor diye yapmak anlamına gelir. Bunun üzerinde onlarca deney yapılmış. Bunlardan en çok bilineni bir kişinin sokakta bir anda yukarı merakla bakması sizin dikkatinizi cezbedip aynı şeyi yapmanızı sağlamazken, 10 kişinin aynı anda bir yere bakıyor olması sizinde aynı hareketi yapma olasılığınızı arttıracaktır. Yani “kabul edilebilir davranış” herkesin yaptığı davranış oluyor. Bu durumda zihinleri kontrol etmek isteyen biri çoğunluğun aynı hareketi yapmasını sağlarsa diğer kişileri de etkileyebilir. Kalabalık olan mekanlara hizmeti çok iyi olmasada gitme istediğimiz en önemli sebeplerinden bir tanesi bu olabilir.

4) Arkadaşının yaptığı iyidir: Bu eğilim arkadaşlarınızın katıldığı yerlere ya da organizasyonlara sizinde katılma eğiliminizdir. ÖZellikle fiziksel olarak çekici olan insanların yaptığı şeyleri bir çok kişi yapmak ister. Bu yüzden bazı kurumlar ilk olarak onları hedefleyerek diğerlerinin harekete geçmesini sağlarlar. Reklamlarda çekici ve ünlü insanların kullanılmasının sebebi de bu olabilir.

5) Otorite Kabulu: Özellikle Türk kültüründe otorite kabul edilen birinin söyledikleri mantıksız bile olsa dinlenir. Tanımadığınız bir iş adamının yanına giderken sizin neleri bildiğiniz çok önemlidir. Hakkında fazla bilginiz yoksa belki dediklerini çok ciddiye almayabilirsiniz. Ancak size daha önceden arkadaşlarınız, medya ya da güvendiğiniz birileri onun hakkında “otorite” olduğun dair bilgi vermişse onun dediklerini dinleme olasılığınız çok daha yüksek olur. Bu yüzden kişilerin konumları ve konumun ne anlama geldiği insanlara çok şey ifade edebilir, doktor, avukat, öğretim üyesi, mühendis gibi.

6) Kıtlık Yaratma: Her hangi bir fırsat ya da ürün ne kadar az bulunabilir olursa o kadar arzulanır olmaktadır. Bu en temel ekonomik kuraldır ve ilişkiler dahil hemen hemen her yerde işlemektedir. Pazarlamacıların kampanyalarında “sınırlı zaman” ya da “stoklarla sınırlıdır” ifadesini kullanmasının en büyük sebeplerinden bir tanesi bu olabilir.

- See more at: http://taylandemirkaya.net/insan-zihnini-kontrol-etmenin-yollari/#sthash.aO9O1lTb.dpuf
İnsan Zihnini Kontrol Etmenin Yolları

İki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki ;
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin “kendilerine güvenleri” müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayanlar ise “en alçakgönüllü” deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
“İşinde çok iyi olduğuna” yürekten inanan ‘yetersiz’ kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu ‘cahillik ve haddini bilmeme’ karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
‘Eksiler’ kariyer açısından ‘artıya’ dönüşür.
Sonuçta, ‘kifayetsiz muhterisler’ her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler…
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında ‘fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ‘ihtiras eksikliği’ ile suçlanırlar..."
N'olur fazla mütevazi olmayın!...
"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...
Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin IQ Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".
Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
“Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.”

MATEMATİK (30 soru)

-Sayılar(Doğal sayılar,Tam sayılar,Kesirli Sayılar,Irrasyonel Sayılar)

-Üslü Sayılar

-Köklü Sayılar

-Bülünebilme,OBEB ,OKEK

-Sıralama,Basit Esitsizlikler,Mutlak Değer

-Çarpanlara Ayırma

-Oran Orantı

-Denklem Sistemleri

-Problemler(Sayı,Kesir,Yaş,İşçi-Havuz,Yüzde,Kar-Zarar,Faiz,Karışım,Hız)

-Kümeler

-İşlem

-Permütasyon,Kombinasyos,Olasılık

-Grafik ve Tablo okuma

 

-Sayısal Mantık – Akıl yürütme (40 Soru)

 

GEOMETRİ (10 soru)

-Açılar

-Çokgenler

-Çember,Daire

-Analitik Geometri

-Katı Cisimler

 

NOT: Soru dağılımı 80 soruluk test için tahmini olarak belirlenmiştir.